Günlük hayatta sıkça tüketilen gazlı içecekler, enerji içecekleri, limonlu sular ve hazır meyve suları yüksek asit içerikleri nedeniyle diş minesi üzerinde kimyasal çözünmeye (dental erozyon) yol açar. Bakterilerden bağımsız olarak gelişen bu aşınma süreci, diş minesinin incelmesine, dişlerin sarı renkte görünmesine ve uç kısımlarının şeffaflaşarak kırılganlaşmasına neden olur. Dental Corner bünyesinde, Atakent’teki kliniğimizde mine erozyonuna bağlı doku kayıplarını erken teşhis ederek dişi koruyucu biyolojik protokollerle tedavi ediyoruz.

Erozyon ilerlediğinde alttaki dentin tabakası açığa çıkarak sıcak, soğuk ve tatlı gıdalara karşı şiddetli hassasiyet başlatır. Küçükçekmece ve çevre bölgelerden gelen hastalarımızda, mine kaybının derecesine göre koruyucu florür tedavileri, mikro-kompozit restorasyonlar veya E-max yaprak porselenler uygulayarak dişin biyomekaniğini geri kazandırıyoruz. Asitli besin tüketimi sonrasında dişlerin hemen fırçalanmaması, ağzın bol suyla çalkalanması gibi alışkanlık düzenlemeleri de minenin kendini toparlaması için hayati önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Asitli içecek içtikten hemen sonra diş fırçalamak doğru mu? Hayır, asit teması mineyi geçici olarak yumuşatır. Hemen fırçalamak mekanik aşınmayı hızlandırır; fırçalama için en az 30 dakika beklenmelidir.
  • Aşınan diş minesi kendini yenileyebilir mi? Mine canlı hücre barındırmadığı için kaybolan doku kendiliğinden geri gelmez; ancak mineral takviyeleriyle sertleştirilebilir ve estetik dolgularla kapatılabilir.
  • Mide reflüsü diş aşınmasına neden olur mu? Evet, mide asidinin ağıza geri gelmesi özellikle arka ve iç diş yüzeylerinde ciddi erozyona sebep olur.
Choose Languages